Daha İyisini Yapabiliriz


Ekim Devrimi’nin yüzüncü yılındayız. Dünya emekçilerinin iktidarı ele geçirdiği Ekim Devrimi, dünya emekçi ve ezilen halklarının devrim tarihinde unutulmayacak ve öğrettikleriyle geleceğimize ışık tutacaktır. Ekim Devrimi’nin itici gücüyle  tüm dünya emekçileri kendi ülkelerindeki gerici iktidarları devirmek için büyük mücadeleler vermiş, bu  mücadeleler Çin, Vietnam, Küba vb. gibi birçok ülkede başarıya ulaşmış, kimi gerici devletleri ise önemli ölçütte geriletmiş ve emekçiler lehine kazanımlar sağlamıştır.
Ekim Devrimi’nin yüzüncü yılı ülkemizde de coşkuyla karşılandı. Ağırlıklı olarak salon etkinlikleri (panel, sempozyum, konferans) yapıldı. Bunların hemen hemen tamamı sovyet deneyimleri, yenilgiye götüren hatalar, tarihsel çerçeve, önder rolleri, partinin rolü vs. üzerine tartışmalarla geçti. Sosyal bilimler dergileri ve siyasal dergiler Ekim-Kasım sayılarını 100.yılı vesilesiyle Ekim Devrimi’ne, Sovyetlere ayırdı. Tüm bu çalışmalar çok değerli. Önemli tartışmalar yürütülmekte, önemli bilgiler paylaşılmakta. Farklı alanlardan sosyalistler fikir tartışması yürüttü. Bu önemlidir, değerlidir ve gereklidir. Eleştirilmesi gereken konu ise esasta tartışmaların mahiyeti ve kapsamı aynıyken, her sosyalist grubun kendi rüzgarını estirme çabasıydı. Yani aslında tüm gruplar ortak birkaç panel, sempozyum, konferans üzerinden bu tartışmalarıyürütebilirdi. Bu çok daha etkili, kapsayıcı ve geliştirici olurdu. Ama olmadıOrtaklaşma konusunda eskiye göre daha iyi durumda olsak da bu konuda daha çok çaba harcamalıyız.
Yüzyıl sonra daha iyisini yapabiliriz. Evet! Paris Komünü, Ekim Devrimi, Çin Devrimi, Büyük Proleter Kültür Devrimi vb. hataları ve katkılarıyla dünya komünist hareketinin miraslarıdır. Bunlar dışında dünya komünistleri, devrimle sonuçlanmamış, mücadelelerin hala sürdüğü engin deneyimleriyle önemli bir direniş ve mücadele mirasına sahiptir. Emekçilerin ve ezilenlerin sömürüye karşı verdikleri tüm mücadeleler mirasımızdır.Onlardan öğrenmeliyiz. Ancak gelinen aşamada daha iyisini yapmak zorundayız. Bilgi birikiminin ve tecrübelerin yüzyıl öncesine göre daha çok olduğu,  olgunlaştığı günümüzde Ekim Devrimi’nden, Çin/Kültür Devrimi’nden daha iyisini yapmalıyız. Yapabiliriz! Yüzüncü yıl tartışmalarında esas sorunsalımızın sosyalizmin örgütlenme sorunları ve geleceği olması gerektiğini düşünenlerdenim. Yenilenin sosyalizm olmadığı Sovyet deneyimi olduğu konusunda sık kullanılan bir argümandır. Bu argüman yanlış değildir ancak eksiktir. Neden? Çünkü burada yapısal bir sorunun olduğu açık. Yoksa sosyalizmin geriye düşüşünü sadece tek tek ülkelerdeki yenilgilerle açıklayamayız. Ya da kapitalizmin saldırılarıyla… Bu kendimizi kandırmaktan öte bir anlam taşımaz. Günümüzde sosyalizmin emekçiler nezdinden güven kaybetmesinin, onların kendi kurtuluşmücadelelerine yabancılaşmasının nedeni sadece dışımızdaki nedenlere bağlanamaz. 

Sorunu aşmak için öncelikle cesur olmalıyız. Geçmişin hatalarıyla korkmadan  yüzleşmeliyiz.  Emekçilerin nezdinde karşılığı olmayan, onları sosyalist örgütlenmelerden uzaklaştıran örgüt modellerinden kurtulmalıyız. Örgüt modelleri üzerine ciddi tartışmaların yürütüldüğünü biliyoruz. Meclis örgütlenmeleri çözüm olarak önerilen bir model. Başarılı olur mu? En azından denemeye değer. Daha iyisi olur mu? Olur. Dediğim gibi daha iyisi için ciddi kafa yormalıyız. Önder-lider miti etrafından birleşen örgütlenmelerin toplumda ilerletici bir rolü olmadığı, ileri bir rolü olanların dahi bir süre sonra gericileştiği, kendini tekrar ettiğini tecrübe ettik, etmeye de devam ediyoruz. Toplumun büyük kısmında, sosyalistler de dahil, lider kültü ‘önemli’ bir örgütlenme aracı. Maalesef..! Bunu aşmalıyız. Tarihten bireylerin rolü önemlidir. Bunu inkar etmiyorum. Ancak hiçbir önder, lider, şef emekçi halkların mücadelesinden bağımsız bir başarı kazanmamıştır, kazanamaz da. Ekim Devrimi, Çin Devrimi, Kültür Devrimi, Küba, Vietnam vs. tarihteki tüm gerçek ilerlemeler, kazanımlar, devrimler emekçi halkların can pahasına verdikleri mücadelelerin eseridir. Bu yarın da böyle olacaktır. Daha birçok sorunumuz var. Ben sadece ikisine değinebildim. Daha detaylı bir analiz, geniş bir tartışmanın ve tecrübenin konusu. En azından sosyalizmin örgütlenme sorunlarını ve geleceğini dert edinen kurum ve aydınlar ilk elden bir araya gelebilir.
Yüzüncü yıl tartışmaları yüz birinci yıla taşar mı? -Bilemiyorum. Ancak Sosyalizmin örgütlenme sorunları ve geleceği üzerine düşünmek, çözümler üretmek zorundayız.  İnsanlığın ve onun parçası olduğu doğanın tek kurtuluşu sosyalizmden, komünizmden geçmektedir. Ekolojik yıkımın boyutu, gelir adaletsizliğin her geçen gün derinleşmesi gibi, kapitalizmin insana ve doğaya verdiği zararlar düşünüldüğünde çok da zamanımızda yok aslında. Sosyalizm hemen gereklidir. O zaman daha çok çabalamalı, daha çok yoğunlaşmalıyız.


Şenol
11.12.2017

Yorum bırakın