Günlük arşivler: 24 Mayıs 2017

Barış Yazgı, Kemal Kurkut ya da Ötekinin Yaşam(ama) Hakkı

Barış Yazgı ve Kemal Kurkut… İkisinin de ortak noktaları var. Bunlardan biri,  müziğe kendilerini adamaları, kemanlarına aşk ile bağlanmaları. İkincisi yoksul olmaları, üçüncüsü ölmeleri/öldürülmeleri.
Kemal Kurkut 2017 Amed Newrozu’nda, polisle yaşadığı, içeriği bilinmeyen bir tartışma sonunda polisten kaçmış, çok rahat silah kullanılmadan  durdurulabilecekken kurşunlanarak katledilmişti. Bu da yetmedi polis tarafından basına ‘canlı bomba’ olarak ilan edildi. Ortaya çıkan fotoğraflar Kemal Kurkut’un açıkça katledildiğini gözler önüne serdi. Bahane tutmadı, bu sefer elindeki bıçak öne sürüldü. Halbuki üniversitelerde pala, satır, silahla gezen ırkçılar polis korumasında okula giriyor, polis korumasında sosyalistlere saldırıyor, yine polis korumasında okulu terk ediyordu. Gezi eylemlerinde Taksim’de ‘duyarlı’ bir esnaf satırla rast gele etrafa saldırıyor, polisin ‘şefkatli’ elleri onu durdurmaya çalışıyordu. Peki Kemal Kurkut’un neyi eksikti?! Kürt olduğu için mi, Alevi olduğu için mi katli vacip görülmüştü? Ya da tek ‘suçu’ Amed’de Newroz’da olması mıydı? Belki de hepsi. Ölümü haklıydı silahı tutanlar için. Tetiğe basanlar hangi kinle çektiler tetiği? Bilmiyoruz(!)! Türkiye’de bu kadar basittir zaten ölmek ve öldürmek. Göstermelik davalar sürecektir elbet. (Aynı Okmeydanı’nda cemevinde polis kurşunuyla katledilen Uğur Kurt gibi…)
Barış Yazgı da kemanına tutkundu. Türkiye’nin sanat ve sanatçıya verdiği değerden(!) payını alamamış bir Avrupa ülkesine göç etmeyi düşünmüştü. Kaçak bir botta Akdeniz’in karanlık sularında yüzbinlerce mülteci gibi boğularak hayatını kaybetti. Ailesi cansız bedeninin yanında bulunan kemanından tanıdı kendisini. Başka bir ülkede, başka bir mekanda, daha iyi imkanlarla belki çok iyi bir müzisyen olabilecekti Barış. Yoksulun payına daha fazla yoksulluk düşüyor sonuçta. Sınırı aşarsa ya ölüm ya devlet terörü… Tüm dünyada emekçiler, ezilenler üzerinde kapitalist sömürü ve devlet terörü katmerleniyor. Alternatif  bir yaşam için mücadele edenlere  daha fazla sorumluluk düşüyor.
Ötekilerin hasır altı edilen gerçekliği milyarlarca yazı eder. Yazmak istedim. Barış ve Kemal için. Zoruma gitti/gidiyor. Adaletsizliğin, eşitsizliğin dünyasında artık ah etmek değil zılgıt çekmek istiyorum.
Barış ve Kemal’i unutmayın…

Şenol
24.05.2017