Günlük arşivler: 24 Nisan 2016

Bir Metro Yolculuğunun İç Konuşması

            Sırtında hurdayla dolu bir torba ile metroya bindi. Köşede kendine bir yer buldu. Gözleri kan çanağı, kapanmak üzere, 50’li yaşlarda. Kim bilir nerede bıraktı son gözleyenini. İhtiyar amca. Ayaklarında çöpten bulduğu bir ayakkabı, kafasındaki bere kirli, kamburu çıkmış, yer çekimine yenik düşmüş bedeni. Kimseye bakmıyor. Çantasından bir köy ekmeği, buralarda bazlama diyorlar, çıkarıp yedi kuru kuru, gırtlağını zorlaya zorlaya. Metronun gelir düzeyi sana uygun değil amca. Çoğu akademisyen, öğrenci, memur… Alışmamışlar sana. Kimi ek ödeneğini, kimi doktora tezini, kimi tatile nereye gitmesi gerektiğini düşünüyor. Belki birileri resmini çekip iyi bir ajitasyon da çekebilir sosyal medyada. Sosyal sermayesi büyük bu tür paylaşımların.

            Çaprazında ise ben, zatıaliniz. Kafada bir milyon soru. Amca üzerinden sosyal bir analiz yapıyorum. Kaç milyonsunuz amca, gerçekten devrim yapabileceğiz mi sizinle? Haberin var mı seni kurtaracak düşünceden? Sen gelmezsen nasıl yaparız amca? Nerde çocukların? Var mı kimin kimsen? Onlar da mı destek vermez. Peki sen, tam karşımda annesiyle oturan, amcanın kuru ekmeği çıkarmasıyla birlikte anasıyla ağlayan güzel kadın, sen, sende mi yoksun bu kavgada. Zorunuza mı gitti, kuru ekmek, kanlı bir çift göz, kirli-yırtık elbiseler. Neden ağlıyorsunuz? İlk defa mı gördünüz kuru ekmeğe muhtaç kamburu çıkmış bir ihtiyar? Milyonlar var hâlbuki. Bu ülkede milyonlar var. Dünyada ise milyarı geçkin… Gözyaşlarınız öfkeye, öfkeniz bilince ne zaman dönecek? Bir cevap verin! Neden cevap vermiyorsunuz? Amca! Güzel kadın! Kadının annesi! Cevap versenize! Kader mi diyeceksiniz yoksulluğa, yokluğa, savaşa. Ne zaman bozacaksınız bu kör suskunluğu.

Amca indi metrodan. Amca topallıyor. Zar zor yürüyor. Sırtındaki yük ağır geliyor.  Kim bilir hangi barakaya doğru yol alıyor.

Kendi kendime içten konuşuyormuşum meğer. Kimsenin cevap vermemesi ondan. Ana-kız da bir sonraki durakta indi. Güzel hatun. Bu konuşmalar neye alamet? Kafayı sıyırttık iyice. Ne yapmalı, nasıl yapmalı soruları kafamda, net olmayan cevaplar karşısında. Nerede eksik yapıyoruz…

“Son istasyon Kızılay”. Neyse ben de ineyim…
Şenol

24.04.2016